Kategoriler

Düşünce Yazısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Düşünce Yazısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kimlik Problemi // Amin Maalouf, "Ölümcül Kimlikler"

Kimlik Problemi

Amin Maalouf, "Ölümcül Kimlikler", Yapı Kredi Yayınları

Her birey kendini var edebilmek için bir kimliğe ihtiyaç duyar. Bu kimliği oluştururken bireyin yaşadığı ülke, içinde bulunduğu toplumun kültürü, dini, cinsel yönelimi gibi birçok farklı etken üzerinde durulabilir. Bazı insanlar kimliklerini oluştururken özellikle belli bir aidiyeti vurgulama eğilimindedirler. Özellikle bu aidiyetleri insanlar arasında bir ayrılığa yol açıyorsa bazen kendilerini doğruluğunu sorgulamaya bile fırsat kalmadan kendi taraflarını daima destekler bir durumda bulurlar. Bunun nedeni de çoğu zaman desteklemedikleri takdirde üzerlerinde oluşan toplum baskısıdır.

Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler adlı yapıtında insanların kimlik anlayışının nasıl oluştuğunu ve bunun insanlığa etkisini sorgulamaktadır. Anlatıcıya göre insanların kimliklerini oluştururken bir aidiyete yoğunlaşmaları sakıncalıdır. Anlatıcı bu düşüncesinde haklıdır çünkü eğer insan tek bir özelliğini hep vurgulamaktaysa o özelliğin en ufak bir tehdit altında olduğunu hissettiğinde ne pahasına olursa olsun kimliğinde bu kadar büyük bir rol oynayan aidiyetini savunmak zorunda hissedecektir. Kendi kimliğini korumak uğruna yapacağı her şeyin kabul edilebilir olduğu yanılgısına kapılacaktır. Yanılgı kelimesini kullanmamın nedeni böyle gelişen bir durumda insanın cinayet gibi en uç noktadaki suçlardan birini bile makul görmesinin aslında kabul edilebilir bir yanının olmamasıdır. Bireyin bunu makbul görmesinin sebebi de kimliğini ayakta tutan o temel aidiyete olan bağlılığıdır. Yani kimliğini oluştururken insanların dar bir bakış açısıyla, zenginlikten uzak sınırlı aidiyetlere takılı kalmaları, başka bir durumda belki kendilerinin de makul görmeyeceği eylemlerde bulunmalarına yol açmaktadır. Bu yüzden anlatıcı eserinde birçok yerde kendi aidiyetlerinden örnek vererek kimliğini oluşturan tüm ögeleri kabul etme çabasındadır. 

Sonuç olarak anlaşılmaktadır ki insanlar kimliklerini olduğu gibi ve aşırı radikal bir biçimde belirli aidiyetlere takılmadan kabul ederlerse dünyada gerçekleşen bazı olayları daha objektif ve rasyonel bir bakış açısıyla algılayabilirler.

-Elif


Panteri Evcilleştirmek, Birinci Bölüm / Benim Düşüncelerim // Amin Maalouf, "Ölümcül Kimlikler"

Benim Düşüncelerim

Amin Maalouf, "Ölümcül Kimlikler", Yapı Kredi Yayınları, Mart 2020

Genel olarak anlatıcının metni günümüz dünyası ile bağlantılar kurarak anlatması metne çağdaş bir hava katmasından ötürü çok hoşuma gitti ve “kimlik ve kültür” konularının çağımızda –hatta özellikle de çağımızda– ön plana çıkan tartışma konuları olduğunu bana bir kez daha hatırlattı. Anlatıcının bölüm boyunca sürekli olarak verdiği “Amerika” örneği ise modern dünyada ön plana çıkan Amerika Devleti’nin kültürel anlamda barındırdığı çeşitliliğinin; orada yaşayan toplumlara olan etkisi benim Amerika, İngiltere, Fransa gibi kozmopolit ülkelerin toplumlarının asıl kimlikleri hakkında düşünmemi sağladı. Dünyalılaşmanın kültüre ve kimliğe etkisi konusunda anlatıcının görüşlerine tamamen katıldığımı da belirtmek isterim. Anlatıcının çıkarımları, İslam dünyasının neden çağdaşlaşamadığı konusunda da bana yeni ve oldukça anlaşılabilir bir fikir sundu. Buna ek olarak, “eğer uluslar dünyalılaşmayı kendileri ile özdeşleştiremiyorsa, dünyalılaşmadan uzak dururlar” düşüncesi de günümüz dünyası ile kesinlikle bağdaştırılabilir. Genel olarak –ülkemiz de dâhil– İslam dünyasının, merkezi Batı olan modernleşme yolunda bu kadar yavaş ilerlemesi de buna kanıt niteliği taşımaktadır zaten. Bunun dışında, anlatıcının yalnızlık ve kültürü yansıtan ögeler arasındaki bağ hakkında yaptığı saptamayı da isabetli bulduğumu belirtmeliyim. Bunun devamında anlatıcının polisiye dizilerindeki karakterlerin etnik kökenleri hakkında yaptığı çıkarımlarını hem doğru –dolayısıyla da komik– hem de çok yerinde buldum. Günümüz medyasında bu tür noktaların titizlikle ele alındığı gerçekten de gözlerden kaçmayan bir gerçek. Beni bu bölüm boyunca en çok etkileyen ve düşündüren de küresel medyada benim daha önceleri de –ve anlatıcının– gözlemlediğim bu davranışın sonuçları oldu. Yansıtılan bu “eşitliği zorla ön plana çıkartma” fikri önyargıların ilerlemesine mi neden oluyor yoksa gerilemesine mi? Bana kalırsa bu üzerine uzunca düşünülebilecek bir konu. Son olarak, anlatıcının bölüm boyunca bu tür konuları ustalıkla, hem ciddi hem de samimi bir dille anlatabilmesi gerçekten de deneme yazmanın düşünce aktarım gücünü bir kez daha kanıtladı bana.

-Bora

Öne Çıkan

Cinsiyet Eşitsizliği İzleğinin Sınıf Farklılıkları Üzerinden Yansıtılışı // Sabahattin Ali, "Kuyucaklı Yusuf"

Cinsiyet Eşitsizliği İzleğinin Sınıf Farklılıkları Üzerinden Yansıtılışı Sabahattin Ali, "Kuyucaklı Yusuf", Yapı Kredi Yayınları, ...

Popüler